İlk trimester iyi kötü geçti. Zaten siz ve vücudunuz hamileliğe alışırken insan hiçbirşey anlamıyor bile ilk 3 aydan. Ama artık yavaşlayıp biraz kendinizle kalma ve hamileliğin tadını çıkarma zamanı geldi..
Bu aylar en fazla bilinçleneceğimiz, planlar yapacağımız hatta ufak ufak alışverişlere başlayacağımız aylar. İlk aylara göre daha keyifli çünkü en başta artık içimizdeki canlının hareketlerini hissetmeye başlıyoruz.. İlk hamileliğini yaşayanlar 18.-21. haftalarda hissedebiliyorlarmış ama ben 17. haftada hissetmiştim. İnsan önce anlamıyor, o mu değil mi, sanki seyirme gibi çok hafif ve güçsüz hareketler bunlar. Ama merak etmeyin zamanla çok güçlenecek..
Bu aylarda yapmanız gereken ilk şey bence doğru beslenmeyi artık oturtmaya başlamak. Doğru beslenme nedir? Belki her dönem farklıdır ama hamilelik döneminde bebeğe fayda sağlayacak yiyecekler tüketmek.. Yediğiniz her şeyi sorgulayın, bebeğinize ne kadar faydalı. Çünkü bu 40 haftalık süreçte o dünyada yaşamak için önce oluşuyor sonra da hazırlık yapıyor.
Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde sigara ve alkolü bırakın. Bazı doktorlar 1 kadeh kırmızı şarap falan dese de alkol sinir sistemine hasar veriyor ve risk almaya gerek yok unutmayın. Sigara ise içindeki 4000 zehirle sizlere bile sonsuz zararı varken daha gelişmekte, oluşmakta olan şeffaf bir canlıya nasıl etki eder kararını sizler verin. Bence annelik erken başlıyor bu sorumluluklarla...
Beslenmeyle ilgili kitaplardan bilgi alabilirsiniz.. Ben de sizlere örnek bir beslenme tablosu vereceğim. Ama bir beslenme uzmanı size en iyi şekilde yardımcı olacaktır.
Bu aylarda başka nasıl hazırlanmalıyız? Beslenmenin yanı sıra beslenme desteklerinizi de oturtmalısınız. Doktorunuzun verdiği ek takviyeler dışında (Demir, Calcium...) Omega 3 mutlaka almalısınız. Zaten omega 3'e tüm hayatımız boyunca ihtiyacımız var ve çok fazla yerden de temin edemiyoruz. Bu sebeple bebeğimizin sinir ve zeka gelişimi için hamilelikte ve özellikle emzirme döneminde Omega 3 gerekmektedir.
20. hafta itibariyle artık hamile eğitim kurslarını da araştırabilirsiniz.. Artık bir çok hastanede ücretsiz olarak verilen bu kurslarda ben en çok Ayşe Öner'in kursunu tavsiye ediyorum. Kendisi hem kendi yerinde 11 derslik bir program uyguluyor hem de Mustela'nın ücretsiz olarak düzenlediği seminerleri çeşitli hastanelerde veriyor. İnanın bilinçlenmeye ve farkındalığa çok faydası oluyor. Nedir bu fayda?
Başta hamilelik nedir? Vücudumuzda olan değişiklikler ya da olacak olan değişiklikler nelerdir... Bunları bilmek önemli, böylece başınıza gelen bu mucizevi olayı çok daha iyi özümseyebilirsiniz..
Örneğin; Hamile bir kadının vucudunda kan oranı % 40-50 oranında artıyor, diş eti, burun kanamalarının sebebi de budur. Vucut bu kanı daha iyi taşımak ve bu arada da kalbinizin daha fazla kan pompaladığı için çarpıntı yapmasını önlemek için damarlar incelip genişliyor. Sizce bu mucize değil midir? Bunları bilirsek bir sabah burnumuz kanadığında da telaşa kapılmayız değil mi?
Bunun dışında bebek doğduktan sonra oluşabilecek sıkıntıların önlemlerinin daha hamileyken alınabileceğini yine bu seminerlerde öğreniyorsunuz. Emzirirken bir çok insanın yaptığı fakat doğru bildiği yanlışlar var.. Bunlara örnek olarak, sağdığımız bir sütü buzdolabından çıkarınca kesinlikle sıcak suyun içine koyup ısıtmamak. Çünkü bu içeriğine zarar veriyor ve bazı yararlı maddeler ölüyor. Ayrıca çalkalamamalıyız da, kendi kendine oda sıcaklığına gelmesini beklemelisiniz. Ayrıca sağılan sütü başka bir kaba aktarma da sütün içerdiği yağın önceki kapta kalmasını sağlayacağı için kesinlikle ilk sağdığımız kapla veriyoruz. Bunun için hem saklama kabı hem de biberona dönüşebilen kaplar var piyasada.. (Bunları alışveriş kısmında anlatacağız)
Gördüğünüz gibi pek çok bilgi var, annelerimizin bile bilmediği.
Bunların dışında bebeğin banyosu, ilk yardım gibi konular da var ama en önemlisi doğum..
Normal doğum mucizesi nedir, doğuma nasıl hazırlanılır, eşlerinizin yapabilecekleri nelerdir? Evet herkes normal doğum yapabilir çünkü bu insanların doğasında var. Tabi ki tıp çok ilerledi, herhangi bir terslikte zaten müdahale edilebilir ama normal doğumu sırf korkularımız yüzünden düşünmemek yanlış. İnsanoğlu bilmediği birşeyden korkar bunu unutmayın, bu sebeple bu özellikle Ayşe Hanım'ın kursunda öğreniyorsunuz ve aslında korkulacak birşey olamadığını da görebiliyorsunuz. Başta bebeğimiz için en sağlıklı yol bu, çünkü bebeğimiz akciğerleri geliştikten ve tüm eksikleri tamamlandıktan sonra kendini hazır hissedip o yola giriyor. Sizler onu zamanından önce alırsanız bazı şeyler eksik kalıyor.. Bunun dışında vücudumuz da kendini tam o döneme hazırlıyor, sütünüzün gelme problemi kalmıyor, sonradan toprlanma sorununuz olmuyor.. Ve en önemlisi gerçek bir mucizeye tanık oluyorsunuz. Bu eğitimlerle kasılmalarınızın farkında olup onları en hafif şekilde atlatmanın yöntemini öğreniyorsunuz. Dahası tüm hayatınız boyunca sizlere yardımcı olacak doğru nefes alma tekniğiyle kolay doğumu öğreniyorsunuz...
Bu eğitimler sizlere kadın ve anne olmanın ayrıcalığını hissettiriyor.
2.trimester döneminin sonlarına doğru artık alışverişlerişlere de başlamak gerekiyor. 3.trimester da iyice ağırlaşacağınız için büyük bölümünü bu aylardan halletmek sizlere faydalı olacaktır. Tabi giyim işini abartmamakta fayda var. İnsan her ne kadar gördüğü ufacık şeylere dayanamasa da unutmayın bir sürü hediye gelicek ve sizler bunları değiştirmek zorunda kalacaksınız, yerine alabileceğiniz eksikleriniz olsun mutlaka.
5 Mayıs 2009 Salı
Hamilelikte ilk adımlar...
Tebrikler!!!...
Artık bir anne adayısınız.. İçiniz kıpır kıpır. Peki şimdi ne olacak? Ne gibi değişimler yaşayacaksınız? Bu yolculukta neler yapmalı, neler için hazırlanmalısınız?
Artık günümüzde anne adayları da her türlü bilgiye ulaşabiliyor.. Internet herkesin elinin altında, ayrıca sizleri bu süreçte hazırlayıp, ışık tutup rehberlik edecek bir sürü de kitap var. Çağımız gereği artık bilinçli anneler olmak zorundayız. Eskisi gibi tesadüfen hamile kalanların sayısı özellikle şehirlerde gün geçtikçe azalıyor. Artık bebekler planlı.. Anne adayları öncesinde bebekleri için risk oluşturacak faktörleri elemek için daha hamile kalmadan bir takım önlemler almalı.. Bu önlemler gerekli mi?
Tabiki insanlar hiç birşey için mecbur tutulamaz belki ama, dünyaya getireceğiniz bir canlı için de niye risk alasınız ki? Artık teknoloji çok ilerledi, anne karnındaki bebek ay ay, hatta hafta hafta takip edilebiliyor. Ayrıca doktorlar neler yapılırsa çocuklarımız için daha sağlıklı bir yol izlenir nelerin yapılması sakıncalı artık ortaya çıkarmış durumdalar. Bu durumda bile bile hala kulaktan dolma doğru bilinen yanlışlarla hareket etmeye gerek yok.
Hamilelik süreci de günümüzde sadece doğacak bebek için alışveriş hazırlığı olmaktan çıktı, annelerin bu olaya kendilerini de hazırlamaları aşamasına geldi. Bir dönem sürekli sezeryan doğumlar ön plandayken artık normal doğumun daha sağlıklı ve doğal olduğu uzmanlar tarafından da belirtiliyor. Anne adayının da bu süreçte kendini doğuma, emzirmeye ve sonrasında bebek bakımına hazırlaması gerekmektedir. Hamileliğinizi farkında olarak geçirmek, vücudunuzdaki değişimlerin neden olduğunu bilmek sizleri hem gereksiz telaş ve korkudan kurtarır hem de bilinçli olarak bu süreci takip edebilirsiniz.
Günümüzde artık baba adayları da bilinçlenerek anneyle beraber bu süreci paylaşmaktadırlar. Zaten doğuma da girmek istiyorsa bir babanın olayı bilmesi, ne zaman ne yapması gerektiğini öğrenmesi gerekmektedir. Yoksa doğumhanede neler olup bittiğinin farkında olamama ve telaş duygusu içinde olacaktır. Partner olarak baba adayının anneye yardımcı olup onu desteklemesi gerekmektedir. Soğukkanlılık hem anne hem baba adayları için eğitimle olur...
Haydi baştan başlayalım.. Hamilesiniz ve şimdi nasıl bir yol izleyeceksiniz..
Öncelikle doktorunuza da gidip hamileliğinizi tescil ettirdiyseniz il 3 ay izleyebilecek pek bir yol yok. Şöyle ki, ilk 3 ay kuru ekmek peynirle bile beslenebilirsiniz, zaten bu dönemde bebek beslenemiyor falan gibi bir derdiniz yok. Bebeği sağlıklı orada tutmanız yeterli. Bunun için de ani hareketler, koşmalar, ağır sporlar yapmamalısınız. Hafif yürüyüşler size iyi gelecektir. Hem hazım kolaylığı açısından hem de bu alışma döneminizde kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.
Ayrıca vücut kendini hamileliğe hazırladığından eklemler gevşeyip yumuşamaktadır, bunun için yüksek topuklu ayakkkabı giymemenizi tavsiye ederim. Tek elle herhangi bir nesneyi kavramayın, tencere falan kaldıracaksanız iki elinizi birden kullanın. Ağır kesinlikle kaldırmayın. Unutmayın ki ilk 3 ay düşük riskinin en fazla olduğu dönem. Aslında çoğu düşük doğanın kendi elemesi olarak biliniyor ama siz yine de dikkatli olun.. Unutmayın riske girmeye gerek yok...
Bu ilk 3 ayda mide bulantısı, kusma, rahimde, kasıklarda adet dönemi öncesindeki gibi ağrı, göğüslerde şişkinlik ve ağrı, aşırı yorgunluk, kokulara aşırı duyarlılık, tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı baş dönmesi olabilir. Mutlaka mı? Tabiki hayır, herkese göre değişiyor bu belirtiler.
Hamile kaldınız diye ilk günden iki kişilik beslenmeye çalışmayın. Zaten bu tür bir bilgi de geçmişte kaldı, bebeğiniz için günde sadece 300 kalori fazladan gerekiyor. İlk 3 ay bebeğinizi zaten beslemiyorsunuz. Bu durumda 4. ayınızda düzenli, bebek için gerekli besinlere geçebilirsiniz. Doktorunuzun vereceği vitaminleri aksatmayın önemli olan bu. Nedir bunlar; Doğumdan 3 ay önce başladıysanız ilk 3 ayda da folik asite devam ediyorsunuz. Annelerimiz döneminde böyle bir gereklilik yoktu ama günümüzde artık folik asitin bebek üzerindeki etkileri net olarak biliniyor. Bu durumda almamak için direnmenin bebek için yararı yok zararı var. Ayrıca omega 3 de bebeğinizin sinir ve beyin gelişiminde büyük ölçüde faydalı.
Sizlere önerim vitamin alırken doğal ve organik olmasına özen gösterin. Biraz araştırın. Doğal demek tamamen doğadan gelenlerden üretilmesi demektir, organik ise bu doğadan gelenlerin örneğin bitki ve sebzelerin ne şekilde yetiştirildiğidir. Ayrıca kullandığınız vitaminler katkı maddesi içeriyor mu buna da dikkat edin. Çağımızda artık herşey o kadar doğal ve sağlıktan uzak ki ne kadar iyi ürün kullanırsak kendimize o kadar fayda sağlamış oluruz.
Artık bir anne adayısınız.. İçiniz kıpır kıpır. Peki şimdi ne olacak? Ne gibi değişimler yaşayacaksınız? Bu yolculukta neler yapmalı, neler için hazırlanmalısınız?
Artık günümüzde anne adayları da her türlü bilgiye ulaşabiliyor.. Internet herkesin elinin altında, ayrıca sizleri bu süreçte hazırlayıp, ışık tutup rehberlik edecek bir sürü de kitap var. Çağımız gereği artık bilinçli anneler olmak zorundayız. Eskisi gibi tesadüfen hamile kalanların sayısı özellikle şehirlerde gün geçtikçe azalıyor. Artık bebekler planlı.. Anne adayları öncesinde bebekleri için risk oluşturacak faktörleri elemek için daha hamile kalmadan bir takım önlemler almalı.. Bu önlemler gerekli mi?
Tabiki insanlar hiç birşey için mecbur tutulamaz belki ama, dünyaya getireceğiniz bir canlı için de niye risk alasınız ki? Artık teknoloji çok ilerledi, anne karnındaki bebek ay ay, hatta hafta hafta takip edilebiliyor. Ayrıca doktorlar neler yapılırsa çocuklarımız için daha sağlıklı bir yol izlenir nelerin yapılması sakıncalı artık ortaya çıkarmış durumdalar. Bu durumda bile bile hala kulaktan dolma doğru bilinen yanlışlarla hareket etmeye gerek yok.
Hamilelik süreci de günümüzde sadece doğacak bebek için alışveriş hazırlığı olmaktan çıktı, annelerin bu olaya kendilerini de hazırlamaları aşamasına geldi. Bir dönem sürekli sezeryan doğumlar ön plandayken artık normal doğumun daha sağlıklı ve doğal olduğu uzmanlar tarafından da belirtiliyor. Anne adayının da bu süreçte kendini doğuma, emzirmeye ve sonrasında bebek bakımına hazırlaması gerekmektedir. Hamileliğinizi farkında olarak geçirmek, vücudunuzdaki değişimlerin neden olduğunu bilmek sizleri hem gereksiz telaş ve korkudan kurtarır hem de bilinçli olarak bu süreci takip edebilirsiniz.
Günümüzde artık baba adayları da bilinçlenerek anneyle beraber bu süreci paylaşmaktadırlar. Zaten doğuma da girmek istiyorsa bir babanın olayı bilmesi, ne zaman ne yapması gerektiğini öğrenmesi gerekmektedir. Yoksa doğumhanede neler olup bittiğinin farkında olamama ve telaş duygusu içinde olacaktır. Partner olarak baba adayının anneye yardımcı olup onu desteklemesi gerekmektedir. Soğukkanlılık hem anne hem baba adayları için eğitimle olur...
Haydi baştan başlayalım.. Hamilesiniz ve şimdi nasıl bir yol izleyeceksiniz..
Öncelikle doktorunuza da gidip hamileliğinizi tescil ettirdiyseniz il 3 ay izleyebilecek pek bir yol yok. Şöyle ki, ilk 3 ay kuru ekmek peynirle bile beslenebilirsiniz, zaten bu dönemde bebek beslenemiyor falan gibi bir derdiniz yok. Bebeği sağlıklı orada tutmanız yeterli. Bunun için de ani hareketler, koşmalar, ağır sporlar yapmamalısınız. Hafif yürüyüşler size iyi gelecektir. Hem hazım kolaylığı açısından hem de bu alışma döneminizde kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.
Ayrıca vücut kendini hamileliğe hazırladığından eklemler gevşeyip yumuşamaktadır, bunun için yüksek topuklu ayakkkabı giymemenizi tavsiye ederim. Tek elle herhangi bir nesneyi kavramayın, tencere falan kaldıracaksanız iki elinizi birden kullanın. Ağır kesinlikle kaldırmayın. Unutmayın ki ilk 3 ay düşük riskinin en fazla olduğu dönem. Aslında çoğu düşük doğanın kendi elemesi olarak biliniyor ama siz yine de dikkatli olun.. Unutmayın riske girmeye gerek yok...
Bu ilk 3 ayda mide bulantısı, kusma, rahimde, kasıklarda adet dönemi öncesindeki gibi ağrı, göğüslerde şişkinlik ve ağrı, aşırı yorgunluk, kokulara aşırı duyarlılık, tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı baş dönmesi olabilir. Mutlaka mı? Tabiki hayır, herkese göre değişiyor bu belirtiler.
Hamile kaldınız diye ilk günden iki kişilik beslenmeye çalışmayın. Zaten bu tür bir bilgi de geçmişte kaldı, bebeğiniz için günde sadece 300 kalori fazladan gerekiyor. İlk 3 ay bebeğinizi zaten beslemiyorsunuz. Bu durumda 4. ayınızda düzenli, bebek için gerekli besinlere geçebilirsiniz. Doktorunuzun vereceği vitaminleri aksatmayın önemli olan bu. Nedir bunlar; Doğumdan 3 ay önce başladıysanız ilk 3 ayda da folik asite devam ediyorsunuz. Annelerimiz döneminde böyle bir gereklilik yoktu ama günümüzde artık folik asitin bebek üzerindeki etkileri net olarak biliniyor. Bu durumda almamak için direnmenin bebek için yararı yok zararı var. Ayrıca omega 3 de bebeğinizin sinir ve beyin gelişiminde büyük ölçüde faydalı.
Sizlere önerim vitamin alırken doğal ve organik olmasına özen gösterin. Biraz araştırın. Doğal demek tamamen doğadan gelenlerden üretilmesi demektir, organik ise bu doğadan gelenlerin örneğin bitki ve sebzelerin ne şekilde yetiştirildiğidir. Ayrıca kullandığınız vitaminler katkı maddesi içeriyor mu buna da dikkat edin. Çağımızda artık herşey o kadar doğal ve sağlıktan uzak ki ne kadar iyi ürün kullanırsak kendimize o kadar fayda sağlamış oluruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)